Cavenaghi

4/4/2007 - Küçük Emrah'ın Lost'ta oyuncu olması

 

sahilde yakılan ateşin etrafında charlie gitarıyla ortamı şenlendirirken emrah söylediği "ah aman aman aman emrah ölürse mezarıma anam gelmesin" şarkısıyla ada sakinlerini hüzünlendirecektir.

 

  4 - 8 - 15 - 16 - 23 - 42 
emrah, "emrah koş ananı sikiyolar" cümlesini duyduktan sonra 100 metreyi
4
saniyenin altında koşmaktadır.emrah'ın amcası annesini pafilediğinde emrah henüz 8 yaşındaydı.
annesi bir dönem bursa genelevinde çalışmıştı.vizite ücreti 15 ytl ve bursanın plaka kodu 16'dır.bursa genelevinde çalıştığı odanın kapı numarası 23'tür ve bu sektörde emrah'ın annesi bir saat içerisinde 42 farklı müşteriyi memnun edebilme rekoruna sahiptir.

Lost'ta hiç birşey tesadüf değildir...

 

Yorum (0) :: Bağlantı

2/4/2007 - EŞREFPAŞA ÇOCUĞU SÜLEYMAN VE RICHIE RICH

 

süleyman hayatı boyunca yoksulluk çekmiştir.evlerinde televizyon olmadığı için çizgi film kuşaklarını richie rich'in bölümlerini radyodan dinleyerek geçiştirmiştir.richie her bölümde milyon dolarlar harcarken süleyman yarım ekmek arasına sana yağ sürüp richie'ye içten içe kin beslemiştir.

Richie'nin üzerinde $ amblemi bulunan labrador cinsi dolar isminde bir köpeği varken, süleyman'ın üzerinde kene olan sivas kangal kırması çomar isminde köpeği vardır.richie'nin köpeğinin tasması pırlantadır ama süleymanın köpeğinin tasması yoktur ve köpeğini çamaşır ipiyle gezdirmektedir.yine aynı şekilde richie'nin irona isminde robot hizmetçisi vardır ama süleymanın sadece mahallenin çöplüğünden topladığı gazoz kapakları vardır.richie'nin saçları pırıl pırıl ve herzaman düzenli olmuştur ama sülonun saçları herzaman alabros modeli olmuştur ve kirlidir.richie gucci pantolonuyla ün yapmıştır ama sülo dizleri yamalı yeşil kadife pantolonuyla semtteki silik bir sima olmuştur.richie eğitim süreci boyunca okula helikopterle, süleyman ise tüp arabasının arkasına takılıp gitmiştir.tüm bu yaşananlar süleyman'ın kıskançlık krizlerine girmesine sebep olmuştur.
süleyman mahallenin kahvesinden arakladığı bir avuç kesme şekeri richie'nin helikopterinin yakıt deposuna atmıştır.richie helikoptere binmiştir, helikopter havalanmıştır.kesme şekerler helikopterin motorunu bozmuştur ve helikopter hızla kayalıklara doğru düşmektedir.bu sırada süleyman sevinç çığlıkları atıp richie'ye el kol hareketi çekerken bi anda ortaya çıkan
irona helikopterin kayalıklara çarpmasını son anda engellemiştir.richie süleyman'ı bu çirkin davranışından dolayı fifa'ya şikayet etmiştir.fifa'nın yaptığı incelemeler sonrasında süleyman 5 mahalle maçı seyircisiz oynama cezası alırken, richie ayağını denk alması konusunda süleyman'a güzel bir ders vermiştir.

Yorum (0) :: Bağlantı

18/3/2007 - otobana girmeden onceki son benzin istasyonunda pompaci olmak

 

müşteriye karşı her türlü ibnéliği yapma hakkı olduğunun bilincinde olan pompacıdır.çünkü otobana girmeden önceki son benzin istasyonunda pompacılık yapmaktadır.belkide arabanızda sadece 10 km. yetecek kadar benzin vardır ve en yakın benzin istasyonu 20-30 km. geridedir.mecburen oradan benzin almak durumundasınızdır ve kahramanımız bu olayın vermiş olduğu şımarıklıkla size istediği gibi davranabilir.ayrıca bu benzinlikte her zaman müşteri değil,her zaman pompacı haklıdır.
eğer kahramanımız
izmir - çeşme otobanına girmeden önceki son benzin istasyonunda pompacılık yapmaktaysa bu durum onun açısından çok vahimdir.bu benzinlik, tatile giden bütün insanların uğradığı gözde mekanlardan olduğu için pompacı psikolojik olarak bitik durumdadır.çünkü bütün tatilciler pompacıya arabanın içerisinden palet,zıpkın ve şnorkel takımlarını göstererek adeta nispet yapmaktadır.ayrıca onun 1 ayda harcadığı parayı 2007 model bir jeep otoban çıkışına kadar benzin olarak yakmaktadır.
pompacı kardeş, müşteri arabalarına benzin servisi yaparken kafasında bir sürü senaryo üretmektedir.yine bir gün kafasında kurduğu senaryoya göre benzin doldurduğu aracın sahibi çeşme'ye gidip 5 yıldızlı bir otele yerleşecek ve tatil süresince jakuzili odasına aldığı çıtırları pompalarken kendinden geçecektir.hatta 532 li telefon hattından pompacının kontur olmayan telefonuna kısa mesaj atacak ve "biz aslında seninle meslekdaştık koçumm ama ben daha güzel şeyler pompalıyorum fuahaha" yazacaktır.bu mesaj sonrasında pompacı cinnet geçirecek ve olaylar gelişecektir...mesai boyunca bütün bu senaryolar pompacının gözlerinin önünden film şeridi gibi geçmektedir ve pompacı psikolojik sorunlar bütünü haline gelmiştir.fazla diyaloğa girmemekte yarar vardır.çünkü sürekli olarak müşterilere karşı kurulmaktadır.günde 12 saat benzin kokusunun içinde çalışan pompacı 3.saatten sonra benzin kokusunun etkisiyle kafası güzel kıvama geldiği için saldırgan tavırlar sergileyebilir.
bu hikaye aslında şunu öğütlemektedir;
"asla otobana girmeden önce ki son benzin istasyonlarına uğramayın..."
Yorum (0) :: Bağlantı

15/3/2007 - 80 li yıllarda çocuk olmak

 

scorpions'tan wind of change şarkısını ıslıkla çalmayı bilmek ama hiç bir zaman başarılı sonuç elde edememek...
trt'de
yakari çıktığı zaman sevinç çığlığı atılır,okul bahçesindeki kaygan zeminde michael jackson yürüyüşü yapılırdı.aslında yaptığımız yürüyüş bi bokada benzemezdi.
mermerin altını sabunlayıp en dik yokuşlardan kayılır,kafa göz patlatılır,diz kapağımızda her daim yara kabuğu olurdu.
televizyonlu sakızlar satılırdı bakallarda.aslında sakız televizyonlu değildi ama arkasında öyle yazardı.sakızın içinden resim çıkardı.hafifçe oynattığımızda resim değişirdi biz ise gereksiz bir heyecan yaşardık.sigara şeklinde sakızlar vardı.onlardan alır sigara içermişiz gibi yapardık.okulda kantinden simit alıp önce kenarlarını kemirir,sonra kalan parçalarını yerdik.sandviç ve hamburger satılmazdı o zamanlar.zaten satılsada almazdık.
o yıllarda nescafe 3'ü 1 aradada yoktu ama
metin ali feyyaz'ımız vardı.fenerbahçeli olduğum için bu 3'lüden nefret etmem gerekirdi ama onlar bizim abilerimizdi.hele galatasarayın monacoyu yendiği gece bi ağlayışım vardı ki...aslında ağlamamın galatasarayla bir ilgisi yoktu.maçın oynandığı esnada halının üzerinde oyuncaklarımla oynarken prekazi gol atmış,beşiktaşlı olan ev halkı birden ayaklanıp çılgınlar gibi zıplarken, benim en sevdiğim oyuncak arabamı çiğnemişler ve arabayı perişan etmişlerdi.daha sonra dedem bizi arabayla dışarı çıkarmış ve saatlerce kornaya basmıştık.o gece ilk defa o kadar geç yatmıştım.o yıllarda ezeli rekabet yoktu.
ramazan aylarında arkadaşlarla evlerden para alıp,bütün paramıza pide alırdık.
daha sonra mahalle aralarında "iftarlııık pideleeer,pideler iftarlııık" diye bağırıp satardık.30 pide satmışsak 3 pide kazancımız olurdu.kazandığımız pideleride mahallede arkadaşlarla bölüşür yerdik.
pazar geceleri banyoya girme zorunluluğu vardı.haftada bi kez mahalleye sinek ilaçlama aracı uğrardı.köşeden döner dönmez aracın peşinden koşardık ama hiç bir zaman onu geçmezdik.çünkü saygılıydık.yağmur yağar gökkuşağı çıkar,biz yine koşardık.gökkuşağının başlangıç noktasında bir kese altın olduğuna inanırdık.sizin mahallenizdede varmıydı bilmiyorum ama bizim mahallemizde böyle bir söylenti vardı.
susam sokağını izledikten sonra sokağa çıkar kritiğini yapardık.birisi ciddi bişey annattığı zaman yemin et derdik.yemin ederdi ve sonrasında göbek at,yere yat,kuyruk salla derdik.
dikdörtgen bir tahtanın üzerine 35-40 tane çivi çakıp bozuk parayla maç yapardık.akülü motorumuz,21 vitesli bisikletimiz yoktu ama dolma teker kontra bisikletimiz vardı.birde
mikasa futbol topumuz vardı.aslında kimse sevmezdi o topu ama kimsede itiraf etmezdi.mikasa'yı sevmezdik çünkü çok sertti.fakat mikasa denilince hayat dururdu.
counter strike, winning,msn,tabu,cep telefonu gibi şeyler yoktu fakat bunlar yokken daha mutluyduk.
kısacası 80 li yıllarda çocuk olmak demek "hala hoop tereyağlı ballı ekmek" demekti...

Yorum (1) :: Bağlantı

5/3/2007 - muzlu süt

 

ilkokul 2'ye gidiyordum ve kendimi ödüllendirmem gerektiğini düşündüğüm birgün annemin çantasından 5.000 lira çalmıştım.o zaman için çok deli paraydı ve muzlu süt 50 liraydı.akşam eve cebimde parayla giremeyeceğim için o parayı bi şekilde eve gidene kadar bitirmem lazımdı.belkide bitirmem gerekmiyordu ama ben öyle istiyordum.ilk tenefüs oldu 7-8 tane süt içmiştim ama baktım para bitcek gibi değil çünkü cebimdeki paraya 100 tane süt alabiliyordum.matematik olarak çarpım tablosunu yeni ezberlemiştim ama 100 tane sütü 5 tenefüste içemeyeceğimi bilecek kadar fizik bilgim vardı ki o yaşlarda fizik kurallarına bağlı bi çocuktum.
yatırım yaptım ve nasıl olsa başka bigün onlar bana ısmarlar düşüncesiyle arkadaşlarıma tenefüste 2şer 3er tane süt ısmarlamaya başladım.3.tenefüs bittiğinde cebimde hala en az 50 süt alcak para vardı.ben en az 15-20 tane süt içmiştim ve çatlamak üzereydim...
o hafta okulda okul aile birliği için öğretmenler para topluyordu ve karşı sınıfta okuyan arkadaşımın öğretmeni 5.000 lira kaybetmişti.öğretmen sınıftayken sormuş "çocuklar 5.000n lira kaybettim gördünüzmü sağda solda?" kimseden ses çıkmamış öğretmen şöyle demiş "bakın çocuklar bulduysanız yada bulan birini gördüyseniz söyleyin" sınıftan bi tane piç atlamış hemen "örtmenim karşı sınıfta bi çocuk var her tenefüs 10 tane süt içiyo..."
daha sonra karşı sınıfın öğretmeni bizim sınıfa geldi öğretmenimizden müsade istedi ve sınıfa sordu "bu sınıfta her tenefüs 10 tane süt içen bi çocuk varmış kim o?"  dedi ve sınıftaki bütün kafalar bana döndü.o ensada benim karnım şişmiş ölüyorum,çatlıyorum.herkes bana bakınca "beniim" dedim...
"ben okulda 5bin lira düşürdüm sende tenefüslerde çok para harcıyormuşsun.bu kadar para nerden geldi? yoksa düşürdüğüm parayı senmi buldun?" dedi
annem yada babam verdi diyemedim çünkü sınıf öğretmenim komşumuzdu ve kesin bu konu bizim evin gündemine gelecekti.annemden çaldımda diyemedim.evet ben buldum dedim.ihale bana kalmıştı.parayı kaybeden öğretmen bana "yarın velin okula gelsin" dedi.sınıf öğretmenim olaya müdahele etti ve o parayı babamdan çatır çatır aldı.babam o gece hayatımı siker diye düşünmüştüm ama beni dövmedi ve bana insanlık dersi vermişti...
bu hikayeden çıkarılacak bi sonuç yok fakat merak ettiğim bişey var.
o kaybolan 5.000 liraya ne oldu...

* aslında merak etmiyorum hikayeyi bi yere bağlamak gerekiyordu...

Yorum (0) :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

"Cave"

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Kategori yok

Arkadaşlarım