5/8/2009 - Çocukken hayvanlara yapılan garip şakalar...

12-13 yaşlarındaydım ve her ne kadar hayvanları seven bir çocuk olsamda içimde biraz olsun hayvani duygular barındırdığımın farkındaydım. her mahalle çocuğunun olduğu gibi benimde kankalarım vardı. hele içlerinden bi tanesi vardı ki... adı Ulaş. bütün olaylarımızı birlikte yapardık. birlikte olmadığımız zamanlarda bakkaldan sakız çalmışsak 2 tane çalar, ilk görüştüğümüzde "kanka geçen gün çalmıştım bu sakızı. doya doya çiğne anasını satiim" diyecek kadar da iyi bi arkadaşlığımız vardı. aslında aramızda sürekli tatlı bi rekabet vardı. bir gün evin balkonunda oturmuş yoldan geçen kedilere tüf tüf atarken aslında yaptığımız şeyin kediler tarafından fazla kaale alınmadığını farkettik. kedileri hiç sevmezdik. tek dostumuz köpeklerdi. değişik birşeyler yapmalıydık ve köpeklerle kediler arasındaki husumeti bildiğimiz için kedileri hedef almıştık. kedilere yoğurt kabının içinde süt verip, tam sütü içerken yakaladık. yakaladığımız kedileri 2 şer 2 şer gruplar halinde apartmanın önündeki boş çöp tenekesine atıp kapağını kapattık. içerde 5-6 tane kedi vardı. aslında o kadar kedi yoktu. hani hikaye bu ya, abartınca güzel duruyor. amacımız içerde kavga etmelerini sağlamaktı. fakat içerden hiç bir ses gelmiyor, kediler kavga etmiyordu. çöp tenekesinin kapağını açıp kedileri serbest bırakmıştık. bu olay sonrasında kedilere karşı daha da hırslanmıştık. mahallemizde oturan patenci bi kız vardı. sabahtan akşama kadar kayardı mahallede. patenleri görünce aklıma müthiş bi fikir gelmişti. yakaladığımız bi kedinin ayagına paten gibi bişi takcaktık ama nasıl yapacaktık ve ne takacaktık? eve çıkıp kedinin ayagına takabilecegimiz birşeyler aradık ama bulamadık. arka balkonda takım sandığını karıştırırken, balkonda memleketten gönderilen ceviz çuvalını gördüm. "acaba olurmu lan" diye düşündüm ve fikrimi ulaş'a anlattım. bu fikir ona da çok cazip gelmişti. hatta eminim ki bu fikirden ötürü beni kıskanmıştı. evet evet kıskanmıştı. sonra ceviz çuvalından kocaman 2 tane ceviz aldık...
şimdi gelelim cevizin anatomisine...
cevizin arka kısmında siyah bi çizgi vardır ve o çizgiye tornavida yada tornavida benzeri bir şey sokup sağa yada sola cevirirseniz ceviz tam ortadan ikiye ayrılır.
tornavidayı ceviz kabuğunun dibine batırıp tam ortadan ikiye ayırdık ve içinden çıkan cevizi afiyetle yedik. daha sonra tornavidayla ceviz kabuğunun içini bi güzel temizleyip boşalttık ve evin önünde pusuya yatıp kedi avına çıktık. yine yoğurt kabı, yine süt... kedileri avlamanın en kolay yolu bu olmalıydı. ulaş kediyi yakalayıp kucağında sevmeye başlamıştı. kedi miskinleşip uyku moduna geçmişti bile. evden çıkarken aldığımız 4 tane yarım ceviz kabuğuyla birlikte okullarda el işi dersinde kullandığımız beyaz tutkalıda yanımıza almıştık. bu arada o derslerde kullanılan tutkalın markası mısırlı'dır hiç unutmam. neyse... ceviz kabuklarının içine beyaz tutkalı döktük ve kedinin patilerine yapıştırdık. kedi kardeş başına geleceklerin farkına varmış olmalıydı ki huysuzlanmaya başlamıştı. 2-3 dakika daha kediyi zaptettikten sonra kediyi yavaşça yere bıraktık. kabuklar tam ayakkabı gibi olmuştu. çokta fiyakalı görünüyordu aslında. kedi bi anda fırlayıp michael jackson yürüyüşü yapmıştı bize. şaka lan şaka kedi ayakta duramıyordu. sağa sola koşmaya çalışsada bacakları dört tarafa ayrılıyordu. bi süre kendisiyle mücadele ettikten sonra panik yapmadan hareket ederse 3-5 adım atabileceğinii farketti. sanki yürümeyi yeni öğreniyor gibiydi. çıkardığı takır tukur sesler kundura ayakkabıdan çıkan sese benziyordu. kedi yürüme işini kapmıştı fakat koşamıyordu. ne zaman koşmaya kalksa bacakları dört tarafa açılıyor, yeri öpüyordu. 10-15 dakika boyunca kediyi gözlemledik ve kedi artık mücadele etmeyi bırakmış, pes etmişti . bizde bu olaydan sıkılıp kediye bu yaptığımızın aslında bir kamera şakası olduğunu söyledik. ayağında ki tutkal iyice kurumadan ceviz kabuklarını patilerinden çıkarıp, bahçe hortumuyla su tuttuk. bir daha bizim mahallemizde artislik yapmamasını öğütleyip, bu olayı bütün kedilere anlatmasını söyledik. fakat bizi anlamamış olmalıydı ki tepki vermedi. ulaş ve ben yaptığımız olayı gören bütün kedilerin gözünde korkulan iki yaratık haline gelirken, mahallede ki köpeklerin gözünde ise birer ilah olmuştuk. hikayeye burada son verirken yaptığımız bu davranıştan ötürü o kediden özür diliyor ve bu hikayeyi panter emel'in okumamasını ümit ediyorum...
Gökhan Küley 13-03-2007
|
|
Yorum yaz!
|
|
Hakkımda
ninja_karinca@mynet.com
Kategoriler
Arkadaşlarım
|